top of page

Temel Tasarım II

Tamamlama- Yakınlık- Süreklilik

Bu çalışmada Gestalt ilkelerinden tamamlama, yakınlık ve süreklilik ilkeleri üzerinde çalışıldı. Eksik bırakılan çizgi ve biçimlerin zihinde nasıl tamamlandığı, birbirine yakın yerleştirilen elemanların nasıl bir bütün olarak algılandığı ve çizgilerin devamlılığıyla gözün nasıl yönlendirildiği araştırıldı. Geometrik şekiller ve çizgiler farklı düzenlerde bir araya getirilerek algı ve bütünlük ilişkisi incelendi.

4a71240b-d055-4dee-b75a-2f0a8bbe0acc_edited.jpg

Perspektif

Bu çalışmada iki kaçış noktalı perspektif tekniği kullanılarak üç boyutlu mekân algısı oluşturuldu. Nesnelerin ve geometrik biçimlerin farklı açılardan görünüşleri çizilerek derinlik, oran ve perspektif ilişkileri incelendi. Çizgilerin iki ayrı kaçış noktasına yönlendirilmesiyle mekânda gerçekçi bir görünüm elde edildi.

3187f4a1-6c8e-490e-9e6c-521c1490759d_edi

Maket 

Bu çalışmada temel tasarım ilkelerinden yararlanılarak kırıklı yüzeylerden oluşan bir maket tasarlandı ve oluşturuldu. Geometrik biçimlerin katlanması, farklı açılarla bir araya getirilmesi ve yüzeyler arasındaki ilişkiler incelendi. Dolu-boş dengesi, biçim bütünlüğü ve ışığın yüzeyler üzerinde oluşturduğu etkiler araştırılarak üç boyutlu bir tasarım elde edildi.

61adff7c-a945-429d-a073-0a4f2d75f9b1_edi

Benzerlik- Şekil-Zemin

Bu çalışmada Gestalt ilkelerinden benzerlik ve şekil-zemin ilişkisi üzerinde çalışıldı. Benzerlik çalışmasında ortak özelliklere sahip biçimler bir araya getirilerek görsel bütünlük oluşturuldu. Şekil-zemin çalışmasında ise ağaç ve kuş ögeleri kullanılarak dolu ve boş alanlar arasındaki ilişki incelendi. Figürlerin arka planla olan ilişkisi ve birbirinden ayrılarak algılanması üzerine çalışıldı.

360b2dd4-49d9-40fc-94a2-aa6c6ad1be41_edi

Süreklilik 

Bu çalışmada masa lambası formundan kıvrımlı bir forma geçiş yapılarak biçim dönüşümü araştırıldı. Çizgilerin devamlılığı ve formların birbirine dönüşmesiyle görsel akış oluşturuldu. Nesnenin temel biçimi değiştirilerek farklı bir formun nasıl elde edilebileceği üzerine çalışıldı.

52ff779b-e8cc-4acc-984d-37faa9dedbaa_edi

Soyutlama

Bu çalışmada göz formundan yola çıkılarak soyutlama yapıldı. Gözün içindeki karmaşıklık ve kafa karışıklığı, farklı çizgiler, biçimler ve detaylar kullanılarak ifade edildi. Görsel yoğunluk ve düzensiz formlar aracılığıyla zihinsel karmaşa anlatılmaya çalışıldı. Gözün temel biçimi korunarak duygu ve düşüncelerin soyut bir anlatımla aktarılması üzerine çalışıldı.

488b46c5-5d14-40ab-a8a5-dc4f3b778b81_edi

Soyutlama

Bu çalışmada belirsizliğin insanda yarattığı duygular kolaj tekniğiyle anlatılmak istendi. Kırmızı fon kartonu kullanılarak acı, mavi fon kartonu kullanılarak ise insanın içinde kalan az miktardaki umut ifade edildi. Kartonlar makas kullanılmadan elle yırtılarak parçalara ayrıldı. Böylece keskin ve net sınırlar yerine düzensiz formlar oluşturularak belirsizlik duygusu yansıtıldı. Renklerin ve parçalı yüzeylerin bir araya getirilmesiyle insanın yaşadığı karmaşa, acı ve umut arasındaki ilişki anlatılmaya çalışıldı.

6d644242-d596-4ee1-a0e7-84ebf45df7ca.jpg

Ev Maketi

Bu çalışmada seçilen bir mimarın projelerinden esinlenilerek özgün bir ev tasarımı yapıldı. Tasarımda duvarlar açık sarı renge boyanarak sıcak ve doğal bir görünüm elde edildi, cam kenarlarında ise kahverengi kullanılarak renk uyumu sağlandı. Duvarlarda sarmaşık etkisi oluşturmak amacıyla yeşil ipler kullanıldı ve böylece doğayla iç içe bir tasarım oluşturulmaya çalışıldı. Kullanılan renkler ve malzemelerle yapının doğal çevreyle bütünleşmesi amaçlandı. Tasarım sürecinde biçim, renk, doku ve malzeme ilişkileri üzerinde çalışıldı. Sonuç olarak mimarın tasarım anlayışı kendi yorumumla yeniden ele alınarak doğadan ilham alan bir ev maketi oluşturuldu.

f0a20be8-5f99-4daf-a8ff-e66dcd364787.jpg

Tamamlama 

Bu çalışmada her öğrenciye bir numara verildi ve başka bir arkadaşımızın yaptığı projeden bir doku veya motif seçilerek kendi çizimimize yön verildi. Seçilen motifin temel özellikleri incelenerek kendi tasarımımıza uygun şekilde yeniden yorumlandı. Motifin çizim içerisindeki yeri, yönü ve diğer biçimlerle olan ilişkisi üzerinde çalışıldı. Farklı tasarımlardan alınan detaylar bir araya getirilerek özgün bir kompozisyon oluşturuldu. Bu süreçte mevcut bir tasarımdan esinlenerek yeni bir anlatım oluşturma ve farklı biçimleri kendi yorumumuzla birleştirme üzerine çalışıldı.

4b4eef47-e935-465b-8879-50962647094e.jpg

Soyutlama II

Bu çalışmada Mimar Sinan’ın mimarlık anlayışından yola çıkılarak soyutlama çalışması yapıldı. Eserlerinde görülen kubbe, kemer, taşıyıcı sistem ve geometrik düzen gibi mimari özellikler incelendi. Bu özellikler sadeleştirilerek farklı çizgiler ve biçimler aracılığıyla yeniden yorumlandı. Biçimler arasındaki oran, denge, simetri ve bütünlük ilişkileri üzerinde çalışıldı. Mimari yapıların temel özellikleri korunarak gereksiz detaylardan uzaklaşıldı ve özgün bir görsel anlatım oluşturuldu. Böylece Mimar Sinan’ın mimari mirası, temel tasarım ilkeleri kullanılarak soyut bir anlatımla ifade edildi.

bfae55d6-e309-458b-ad88-5a7b9c205045.jpg

Soyutlama- Turgut Cansever

Bu çalışmada Turgut Cansever’in mimari anlayışından yola çıkılarak soyutlama çizimi yapıldı. Mimarlık anlayışında öne çıkan doğayla uyum, sadelik, geleneksel mimari ve geometrik biçimler incelendi. Bu özelliklerden esinlenilerek mimari formlar sadeleştirildi ve farklı çizgilerle yeniden yorumlandı. Biçimler arasındaki denge, oran ve bütünlük ilişkileri üzerinde çalışıldı. Yapıların temel özellikleri korunarak detaylardan uzaklaşıldı ve özgün bir görsel anlatım oluşturuldu. Böylece Turgut Cansever’in mimari yaklaşımı temel tasarım ilkeleri kullanılarak soyut bir biçimde ifade edildi.

3a05433e-d1e1-42bc-bf80-8d2272b8c74e.jpg

Biyomimikri

Bu çalışmada biyomimikri yaklaşımından yararlanılarak bal peteğinin geometrik yapısından esinlenen bir tiyatro sahnesi tasarlandı. Bal peteğindeki altıgen formlar incelenerek bu biçimlerin sahne tasarımına nasıl uyarlanabileceği araştırıldı. Altıgen geometriler kullanılarak sahnede farklı yüzeyler ve mekânsal düzenlemeler oluşturuldu. Doğadaki biçimlerin mimari tasarıma aktarılmasıyla hem estetik hem de işlevsel bir tasarım elde edilmesi amaçlandı. Tasarım sürecinde biçim, tekrar, denge ve bütünlük ilişkileri üzerinde çalışıldı. Final projesi kapsamında tasarım üç boyutlu bir makete dönüştürülerek sahnenin formu, mekânsal etkisi ve geometrik düzeni somutlaştırıldı.

a70dae50-6fac-4d7c-b636-f23fcf95bec9.jpg

Tasarım Stüdyosu I

b2f5db87-2d6e-4ab4-89b6-ae80bde8d316.jpg

Projenin konsepti ve çıkış noktası

Sessizlik, şehir yaşamının yoğunluğundan uzaklaşarak bireyin kendisiyle baş başa kalabileceği bir yaşam alanı oluşturma fikri üzerine geliştirdiğim bireysel konut projesidir. Tasarımın hikâyesi, uzun yıllar bankacılık sektöründe çalıştıktan sonra emekli olan Cömert Bey'in kalabalık yaşamdan uzaklaşma ve doğayla iç içe yaşama isteğiyle başlamaktadır. Kullanıcının temel beklentisi, insan ilişkilerinin ve şehir gürültüsünün yoğunluğundan uzak, kendi ritmini belirleyebileceği sakin bir ortamda yaşamaktır. Bu doğrultuda sessizliği yalnızca fiziksel bir özellik olarak değil, mekânın organizasyonunu, atmosferini ve kullanım biçimini belirleyen temel bir tasarım yaklaşımı olarak ele aldım. Doğayla ilişki, yalınlık, kişisel alan ve içe dönüklük kavramları projenin bütün tasarım kararlarına yön veren ana unsurlar hâline geldi.

Projenin kullanıcı senaryosunu, emeklilik döneminde daha sakin ve bağımsız bir yaşam sürmek isteyen Cömert Bey'in ihtiyaçları üzerinden oluşturdum. Kullanıcının evden beklentisi yalnızca barınma ihtiyacını karşılamak değil, günlük hayatını başkalarının temposundan bağımsız biçimde sürdürebileceği kişisel bir alan yaratmaktır. Bu nedenle konutun işlevlerini gereksiz mekân kalabalığından uzak tutarak temel yaşam ihtiyaçlarına odaklanan bir planlama yaklaşımı benimsedim. Zemin katta salon, mutfak ve lavabo gibi gündelik kullanıma yönelik birimler bulunurken üst katı yalnızca yatak odasına ayırdım. Böylece ortak yaşam ve kişisel dinlenme alanlarını katlar arasında ayırarak kullanıcının mahremiyetini ve yalnız kalma ihtiyacını tasarımın merkezine yerleştirdim.

Zemin katı, Cömert Bey'in günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel işlevleri bir araya getiren bir yaşam katı olarak tasarladım. Bu katta salon, mutfak ve lavabo birimlerine yer vererek konutun gündelik kullanımını tek bir seviyede topladım. Salon, dinlenme ve bireysel zaman geçirme ihtiyacını karşılayan ana yaşam alanı olarak düşünülürken mutfak yemek hazırlama ve günlük kullanım işlevlerini üstlenmektedir. Lavabo birimini de bu kata yerleştirerek ortak yaşam alanlarından erişilebilir bir kullanım kurgusu oluşturdum. Plan organizasyonunda temel hedefim, sınırlı sayıda işlevle ihtiyaçları karşılayan, dolaşımı anlaşılır ve gereksiz mekânsal karmaşadan uzak bir iç düzen geliştirmekti.

Üst katı, kullanıcının günün sonunda dinlenebileceği ve kendisine ait zaman geçirebileceği özel bir yaşam alanı olarak kurguladım. Bu katta yalnızca yatak odasına yer vererek konutun ortak kullanım alanlarından farklılaşan, daha kişisel bir mekânsal karakter oluşturmayı amaçladım. Alt kattaki günlük yaşam işlevlerinin üst kata taşınmaması, yatak odasının temel işlevine odaklanmasını ve mekânsal sadeleşmeyi destekliyor. Mobilya yerleşiminde dolaşım alanlarının korunması ve odanın temel kullanım amacının açık biçimde okunması öncelikli tasarım kararları arasında yer aldı. Böylece üst kat, projenin ana konsepti olan sessizliği ve yalnızlığı en doğrudan deneyimleten, kullanıcının mahremiyet ihtiyacını destekleyen bir bölüm hâline geldi.

Yapının biçimsel çıkış noktasını dokuz adet küpün bir araya getirilmesiyle oluşturdum. Küpleri tek ve kesintisiz bir blok hâlinde kullanmak yerine farklı yönlerde birleştirerek yapının dış sınırlarında girinti ve çıkıntılar meydana getirdim. Bu yaklaşım, temel geometrik birimlerin farklı kombinasyonlarla yeni bir mimari bütün oluşturabileceğini araştırmamı sağladı. Küplerin birleşimi yalnızca dış görünüşü belirlemedi; aynı zamanda iç mekânların sınırlarını, işlevlerin yerleşimini ve katlar arasındaki ilişkiyi de etkiledi. Sonuçta ortaya çıkan parçalı geometrik kurgu, projenin yalın ve kontrollü mimari dilini oluştururken her hacmin bütün içindeki rolünü de görünür kıldı.

Mutfak tasarımında depolama, hazırlık ve kullanım alanlarını birbiriyle ilişkili bir düzen içerisinde ele aldım. Duvar boyunca devam eden dolap sistemleriyle depolama kapasitesini artırmayı, tezgâh yüzeylerini ise yemek hazırlama ve günlük mutfak işlerini destekleyecek biçimde düzenlemeyi amaçladım. Üst ve alt dolapların oluşturduğu bütünlük, mutfağın görsel olarak düzenli ve sade algılanmasına katkıda bulunuyor. Açık renkli dolap yüzeylerini açık tonlu zeminle bir araya getirirken ahşap görünümlü tezgâh detaylarıyla malzemeler arasında daha sıcak bir ilişki kurdum. Mutfak adası veya orta çalışma elemanı olarak görülen bölüm de hazırlık ve kullanım alanlarının merkezinde yer alarak mutfağın mekânsal organizasyonunu güçlendiriyor.

Merdiveni, zemin kattaki günlük yaşam alanlarıyla üst kattaki yatak odası arasında bağlantı kuran temel düşey dolaşım elemanı olarak ele aldım. Merdivenin konumu, iki katın birbirinden farklı işlevlere sahip olmasına rağmen konutun tek bir bütün olarak kullanılabilmesini sağlıyor. Kesit çizimlerinde kat yüksekliklerini, merdivenin düşey hareketini, döşeme ilişkilerini ve mekânların birbirine göre konumunu değerlendirdim. Bu çizimler sayesinde yalnızca plan üzerindeki yerleşimi değil, yapının düşey boyuttaki organizasyonunu da inceleme fırsatı buldum. Merdivenin koyu renkli görünümü, maketteki genel iç mekân diliyle uyum kurarken düşey dolaşımın yapının mekânsal karakterindeki önemini de ortaya koyuyor.

İç mekânın görsel dilini oluştururken koyu yüzeyleri, beyaz mobilya elemanlarını, açık tonlu zeminleri ve ahşap detayları bir arada değerlendirdim. Koyu yüzeyler mekâna güçlü ve tanımlı bir karakter kazandırırken beyaz yüzeyler bu etkiyi dengeleyerek mekânsal elemanların daha net algılanmasını sağlıyor. Açık renkli zemin kaplamaları, duvarlar ve mobilyalar arasındaki kontrastı yumuşatarak mekânın bütünlüğüne katkıda bulunuyor. Ahşap görünümlü detaylar ise siyah ve beyazın oluşturduğu keskin karşıtlığa daha sıcak bir malzeme etkisi ekliyor. Fiziksel makette temsil ettiğim bu malzeme birlikteliğiyle, yalın geometrinin soğuk ve tekdüze algılanmasını önleyen, dengeli ve karakterli bir iç mekân atmosferi oluşturmayı hedefledim.

bottom of page